Buzdolabı – Derin Dondurucu

jethoca 7 Nisan 2014 19

Kullandığımız beyaz eşyalar  yani çamaşır makinesi, buzdolabı, fırın bulaşık makinesi vb içerisinde en fazla gereksinim duyduğumuz ve en önemlisi, öncelikle buzdolabı ve sonra çamaşır makinesidir.

Buzdolabı kullanımı diğerlerine göre çok daha sade bir üründür. Şu programı bu programı, şu fonksiyonu olayları olayları buz dolabında pek yoktur.  Buzdolabını fişe takarsın kendisi çalışır. İkide bir ayar vb yapılmaz. Dolap kapatılmaz fişten çıkarılmaz.  Temelde alınacak buzdolabı geniş ve kullanışlı olsun, az elektrik tüketsin, sesi az olsun, içindeki gıdaları çok uzun süre taze tutsun  yeter.

Kullanacak ailenin fert sayısı bütçesi konulacak yerin büyüklüğü gibi kriterler devreye girdiğinde değişik etkenler devreye girer.

buzdolabı tavsiyesiBuzdolabı seçiminde bana göre belirleyici beş etken önemlidir. Bunlar ;

Tabi ki ürünün sağlamlığı, servis kalitesi, markanın müşteri memnuniyetine verdiği önem,marka ve servis yaygınlığı gibi faktörler de önemlidir. Ama bunlar sadece buzdolabında değil tüm elektronik eşyalar için geçerlidir.

Buzdolabı Tercihi – Buzdolabı Tavsiyesi Dikkate Alınacaklar

Şimdi yukarıdaki maddeleri  sırası ile açıklamaya çalışayım.

Hacim ve Kullanışlılık (Buzdolabı Ölçüleri)

Buzdolabı bir anlamda mutfağımızı toparlayan bir üründür. Bu nedenle alacağımız dolabın hacmi önemli. Artık 412 litre altı dolaplar neredeyse yok gibi. 550 litre ve üstü hacimdeki dolaplar tabi ki çok daha kullanışlı olur ama bu tür dolaplar için yani gardırop tipi ve kombi tipi dolaplar için iki sorun var:

- Bunların fiyatları oldukça pahalı. 1600 tl ye kampanyalı ürünleri ancak bulabiliyoruz.

- Standart mutfaklarda buzdolabı için ayrılan alanlarda genellikle genişlik 70-75 cm ve yükseklik  185 cm’dir. Mutfakta tezgahla  duvar arasında ayrılan kısmı sınırladıkları gibi, mutfak tezgahını yukarıdan dolabın üstüne kadar devam ettirip seçeceğiniz dolabın yüksekliğini de sınırlamaktadırlar. Bu durumda size 500 litrenin altında bir dolap seçmekten başka çare kalmaz.

Buzdolabı Tavsiye Boşluk Ölçüleri

Buzdolabı için mutfak dolabı içinde yer ayrılmışsa buzdolabının etrafında ne kadar boşluk bırakılmalıdır. Buzdolabının kullanma kılavuzunda aksi belirtilmedikçe arkasında, yanlarda en az 6cm üstte ise en az 9 cm boşluk kalmalıdır. Buzdolabının elektrik sarfiyatı ses ölçümü ve diğer bildiğiniz teknik özelliklerinin ölçüldüğü ortam ve aynı zamanda ölçüm için ideal ortamı (en az yanlarda) 30 ar cm arkada 6 cm üstte 9 cm şeklinde olmaktadır.

Dolabın hacmi kadar ebatların dağılımı da önemlidir. Bu konuda bilinmesi gereken bir  durum da 400- 450 litrelik dolaplarda enlemesine geniş, derinliğine ise dar olan dolapları kesinlikle almamaktır. Böyle buzdolaplarına tepsi, leğen içinde yiyecek ( hanımlar kalabalık kişiler için kısır, dolapta saklanacak hamur vb leri en pratik leğen içinde bulunduruyorlar) vb koyamıyorsunuz. Börekçi fırınlar ve davul fırın kullananlar da tepsilerini sığdıramadıklarından bu derinliği olmayan dolaplarda çok sıkıntı yaşıyor.

Geniş hacimli, özellikle 600 litre ve daha büyük dolaplar gerçekten çok kullanışlı oluyor. Ucuzken bol bol meyve sebze stoklamada, kurban bayramı, balık sezonu gibi zamanlarda et saklamakta ve tüm kahvaltılıkları saklamakta çok iyi oluyor.  Bazı ailelerde dolapta yer darlığı nedeniyle bazı kahvaltılıkların, çok pişirilmiş ama beklendiği kadar yenilmemiş yemeklerin vb. dışarıda bırakılarak çirkin görüntü ve dağınıklık yanında sağlıksızlığa neden olunduğunu görüyoruz. Geniş hacimli buzdolabının iç kısmı da tamamen geniş geniş açık alanlardan değil, içinin bir  kısmı  çekmeceli bölümlerden oluşmaktadır. Yemekleri soğuttuktan sonra dolapta saklayanlar raf yüksekliği fazla olmalıdır. Yiyecekleri kaplarda saklayanlar için ise bu çekmeceli bölümle daha iyi.

Buz dolabı hacminde bir önemli husus ta dört kapılı denilen Gardırop tipi buzdolaplarının çok kullanışlı olmadığıdır. Çok yer kaplarlar ama göründüğü kadar geniş hacimli değildirler. Bu  konuda en doğru seçim kombi tipi buzdolaplarıdır. 605 litre hacminde 4 kapılı bir dolapla aynı  ebatlara sahip bir kombi tipi dolap 700 litre  civarında  gelmektedir. Gardırop dolapların ise dolap kapağı avantajı var. Şişe  benzeri ürünleri tutmak için bu kapılar kullanışlı oluyor.

Hacimde dikkat edilecek önemli bir husus ise göz aldanmasına düşmemektedir. Dolaplar bazı mağazalarda yerden 10 cm altlığın üstünde  daha yüksekte   ( yaklaşık olarak )  sergilenirken müşteri  zeminde duran dolaptan bunu daha büyük hacimli sanmaktadır.

Tabiki bu saatten sonra dondurucu bölümün yukarıda olduğu buzdolabı alınmaz diye bir kural yok ama yeni trend dondurucu bölümün altta olması.

Dolabın iç dizaynında özel istekler ise her zaman ev hanımlarına bırakılacak bir konudur.

Buzdolabı Enerji Tüketimi

Evde kullandığımız eşyalar içinde en çok açık kalanı buzdolabıdır. Bu nedenle buzdolabının elektrik sarfiyatını bir çamaşır bulaşık makineleri ve elektrikli süpürge ile karıştırmamak gerekir. Çünkü onlar buzdolabının ortalama yirmide biri kadar ancak çalışmakta. Aylık  elektrik tüketiminin ortalama üçte biri kısmı buzdolabındandır. Enerji sınıfına ve dolap hacmine göre değişse de aylık sabit 10 tl ile 40-50 tl ye kadarlık elektriği fişini hiç çekmediğimiz buzdolabı harcar.

buzdolabı enerji sınıfı a plus plus  ==> Buzdolabı enerji sınıfı A+++, A++, A+, A, B, C,  D

Buzdolabı yıllık enerji elektrik tüketimi

Buzdolabı enerji etiketi a sınıfı

==> kWh Yılık Enerji Tüketimi : Buzdolabının yıllık elektrik tüketimini gösterir. Standart ile belirlenen ortamda söz konusu buzdolabının yıllık tüketeceği elektrik miktarını karşılaştırmak için kullanılır. 

Buzdolabı soğutucu bölüm hacmi ==> L Buzdolabının litre cinsinden Soğutucu bölüm hacmi.

(Yıldız sınıflaması olmayan bölümlerin depolama hacmi olarak da geçer)

Dondurucu bölüm hacmi

==> L Buzdolabının litre cinsinden dondurucu bölüm hacmi

( Donmuş gıda saklama bölmelerinin depolama hacmi )

dB Buzdolabı sesi desibel gürültü emisyonu

==> dB Gürültü Emisyonu

(Buzdolabının çıkardığı ses düzeyini belirler)

Enerji tüketimi konusunda Dünya çapında bilinen büyük markalar daha gerçekçi rakamlar vermektedir. Bizim yerli markalarımız maalesef bazen abartılı rakamlar yazarak yanıltıcı olabiliyorlardı. Yeni yönetmelik çerçevesinde hesaplanan değerlerde artık bu pek mümkün olmuyor. Yıllık 400 kw nin üzerinde tüketim yapan orta büyüklükteki dolaplar ile 500 kw üzerinde tüketim yapan 600-650 litrelik dolapları almamak gerekir.Artık A değil A++ buzdolabını tercih etmeliyiz.  Aylık 15 tl daha fazla elektrik harcayan bir dolap yıllık 200 tl civarı ek masraf çıkartır.

Yiyecekleri Taze Tutması

Buzdolabının yegane fonksiyonu gıda ürünlerimizi bozulmadan saklamasıdır. Dondurucu bölümünde tüm dolaplar görevini ortalama olarak yapabilmekte. İş normal bölümde gıdamızı buz tutturmadan uzun süre korumaya gelince işte burada bir kopuşma başlıyor.

İyon teknolojisi ya da plasmacluster teknolojisi bu konuda en iyisi. Yani ortamdaki bakteri ve küfleri gerçekten yok edebilmek büyük bir teknoloji ve maharet. Yerli markalarımızda onun yerini tutmasa da mavi ışık teknolojisi vb de ürünlerin dolap içindeki ömrünü uzatmaktadır. Mavi ışık dolap içinde gıdaların fotosentez yapabilmesi gibi bir şeydir. No frost teknolojisi de gıdaların saklanma ve taze kalma süresini biraz uzattı. Artık derin dondurucu buzdolabının tercih edilmeyeceğini düşünerek o alana hiç girmiyorum.

Sesi – En Sessiz Buzdolabı

buzdolabı desibel sessizÖnemsiz gibi dursa da buzdolabının gürültü olayı çok önemlidir. Çünkü 24 saat aktif ve en az 12 saat çalışan bir makinedir. Yatak odanız da mutfağa yakınsa sesi gerçekten baş ağrıtır. Gürültü seviyesi 40 desibelin üzerinde olan buzdolapları bence tercih edilmemelidir.

Desibel nedir?: dB üretilen sesin referans ses seviyesine logaritmik oranıdır

Grafiktede görüleceği üzere dB ölçümünde aslında logaritmik bir durum vardır. Yani bir kaç desibellik fark aslında ses seviyesinin bir nevi katlanması anlamına gelir. (her 20dB artış 10’a katlanma demektir) Pratik manada aslında bu şu anlama da gelir 37 – 40 desibel arasındaki fark ile 40 – 43 desibel arasındaki fark aynı şey değildir. (40 dan 43 e çıktığında ses çok artmış olacaktır.) Bunun yanında ölçüm standartları (daha çok da ölçülen mesafe ve ölçülen şartlar) farklı olunca ölçülen desibelde farklı olacaktır. İnsan kulağının ayırt ettiği ses düzeyi kabaca 3 desibel olarak geçmektedir. Aynı buzdolabının hem 39 desibel hem de 43 desibel olduğunu duyarsanız şaşırmayın. Artık yeni enerji etiketleri ölçüm standartlarına geçildiğinden son üretilen dolaplardaki yeni etiketlerdeki ve resmi internet sitelerindeki bilgilere göre bakabilirsiniz. 

Azıcık sesi fazla olsun ne çıkar demeyin özellikle geç saatlerde sesin verdiği rahatsızlık çok çok artıyor. Yazın uzun gecelerinde mutfakta, mutfağa yakın yerlerde zaman geçirmek dolap sesi yüzünden zevksiz oluyor.

Sağlamlık, yaygınlık, garanti  marka ve müşteri memnuniyeti gibi diğer  genel özellikler ile kişisel tercih nedeni konuları açıklamaya devam edeceğim.

Buzdolabı ile ilgili bu giriş bilgilerinden sonra buzdolabı tercihimizi etkileyecek olan diğer faktörlere geçelim. Bunları da yine ayrı ayrı maddeler halinde sıralamayı uygun görüyorum.

Marka ve Güvenilirlik -Yaygınlık ve Müşteri Memnuniyeti

Başta da belirttiğim gibi buzdolabı sade, yani fişe takılıp aynı ayar çalışan bir cihaz. Bu nedenle çok özelliği olması yerine aldıktan sonra bize sorun çıkartmayacak bir ürün olması önemli. Bu da tabiiki iyi yaygın ve güvenilir bir marka olması ile ilgili. Yani buzdolabına vereceğimiz paranın bir kısmını ülkemizde kendisini kanıtlamış ve güven kazanmış markaya harcayacağız. Bu durum bence üzücü ama Türkiye beyaz eşya piyasasının bir gerçeği. Özellik ve kalite olarak vasat ama servis yaygınlığı yönünden mükemmel olan markalar ( neredeyse öyle tek bir marka var) kendisinden çok kaliteli olan yabancı marka ürünlerden daha pahalıya satılıyor ama pratikte bu durumu da hak ediyor. Çünkü kimse çıkabilecek sorunlarla uğraşmak istemiyor. Az biraz daha fazla ödeyip, çokta anlamadığı teknolojik bazı özellikleri de önemsemeyerek sorunsuz ve huzurlu kullanım istiyor. Biraz büyük ve fiyatı 2000 tl nin üzerinde bir ürün alındıysa yaklaşık 80 tl ye daha kıyılıp 7 yıllık ta garanti yapıldı mı artık kafamız rahat demektir.

Beyaz eşya da rekabetin hiç olmadığı bundan yaklaşık bi 15 yıl kadar önce yerli, Pazar payı çok yüksek marka- markalar ithallerin yanında gerçekten kalitesiz kalıyordu. Şimdi durum pek öyle değil. Yerli markalar kendilerini bayağı geliştirdi. İthaller de Çin etkisiyle (Hem Çin’de  yaptırma ve hem de Çin’in ucuzluğu ile rekabet etme olabilir)  öyle eskisi kadar taş gibi sağlam ürünler üretmiyorlar.

Önemli Not: İthal buz dolaplarında bir problem de dünya çapında sattıkları tüm modelleri ülkemize getirmemeleridir. İstediğiniz ve internette görüp beğendiğiniz çoğu modeli ülkemizde alamıyorsunuz.Mesela çok kaliteli bir markanın difriz kısmı altta olan modelleri Türkiye’de satılmıyor.

Özellikle büyük teknomarketlerde mükemmel kalite ve özellikte çok büyük çok harika ithal marka buzdolabı modelleri var. Bu dolapları görünce gerçekten dolap dediğin bu dur diyorsun. Bunlardan bir kısmı dünya çapında kaliteli. İki üç marka gerçekten çok sağlam buzdolabı yapıyor ama iki sorun ile karşı karşıyayız;

gardolap buzdolabı

Gardrop Tipi

-  Gardrop tipi bu dolapların fiyatları 3999 tl den başlayıp 7000 tl ye kadar gidiyor yani üst gelir seviyesini hedefliyor.mesela ben alamam.

Bunların 450-550 litrelik normal modelleri ise bazen bu market kampanyalarında 1500 tl ye kadar uygun fiyatta bulunabilir.

-  Biraz daha varlıklıların aldığı inox model büyüklerde pek sorun olacağını sanmıyorum ama şu indirimli alınan 450-550 litre hacmindeki modellere balıklama atlamamızı engelleyen diğer durum ise markanın ve servisinin yaygın olmayışı. Pek çok ilde bunların servisi yok. Bir sorun olduğunda başımız ağrır ve bekleriz. Garanti bittikten sonra ise tamirleri çok pahalı. Aslında bu kaliteli markalar bence pek sorun çıkartmaz ama beyaz eşya olayında sorunlar her zaman olabilir.

Tüm bunlardan dolayı maalesef diyorum, vasat kaliteye rağmen yerli yaygın markalar özellikle orta gelirli aileler için haklı bir tercih nedeni.

No frost- Derin Dondurucu (Statik)

Derin dondurucu diye kastettiğimiz tabi ki statik buzdolabıdır. No frost olmayan modele derin dondurucu ifadesi yaygın olarak kullanıldığı için öyle yazdım.

Statik  buzdolabının  avantajı no frosta göre daha az elektrik harcaması ve daha ucuz fiyata satılmasıdır. . Karlanma, ürünleri taze tutma süresinin daha azlığı, soğutma kapasitesinin no frosta göre daha düşük olması yeni gelişmiş özelliklerin çoğunun bu dolaplarda olmaması gibi nedenlerle bence alınmaması gereken tiptir. Buzlanma sorununa bu dolapları alanların katlanması gerekir.

Sağlamlık

Sağlamlık yönünden bakarsak, kapsının, kapı kulpunun plastiklerinin vb sağlamlığı yönünden :

En sağlamı satışı yaygın olmayan iki-üç adet ithal marka gelir. Sonra bizim piyasaya hakim yerlilerimiz ile üretimlerinin bir kısmını Türkiye’de yapan ithal gruplar onları takip eder. Ucuz ithaller ile iki büyük markanın ucuz alternatif olsun diye çıkardıkları markaları en dayanıksız grubu oluşturur. .

İyi servis ve müşteri memnuniyetine önem veren bir marka olmadıkça sadece sağlamlığın da bir önemi yok.

Buzluk Altta (Kombi) -Üstte:

buzluk altta buzdolabı

Kombi Tipi

Bundan birkaç yıl önce tüm buzdolaplarının buzluk kısmı üstteydi. Bu durumda özellikle en altta olan meyve ve sebzeleri buzdolabına eğilerek, çömelerek yerleştirmek ve almak gerekiyordu. Gerçekten insanın belini ağrıtan bir durum. Şimdi modellerin yarıdan fazlasında buzluk kısmı altta. Kullanımı daha kolay ve konforlu oldu. Ama hala beğendiğimiz bazı markaların buzluk kısmı alta olan modellerini göremiyoruz.

Özel tercihler :

Bunları da kısa kısa sıralamak istiyorum.

  • Otomatik buz yapma özelliği : çok buz tüketenler için tercih edilir.
  • Soğuk su sebili: Kapağı açmadan yazın soğuk su içildiği için enerji tüketimini azaltır, kolaylık sağlar.
  • Cam ön kapak: Özellikle siyah renginden dolayı şık duruyor ama iki olusuz yönü var. Daha pahalı, temizliği daha zor olmaktadır.
  • İnox Gövde: hem daha şık ve hem de daha sağlam oluyor. İnox olmayan  (beyaz ) buzdolapları  zamanla sararma yapabiliyor. Yeni inoxlar daha az leke tutuyor. Parmak izi yapmayan inoxları kastediyorum.

Buzdolabı Fiyatı : (En Önemli Belirleyici)

Bana kalsa hem genişliği, hem markası ve hem de dış kapağının mükemmel deseninden dolayı Oktay ustanın yemek programlarında  kullandığı modeli alırım. Ama 8500 tl gibi bir fiyatı buzdolabına vermem ekonomik gücüm açısından mümkün değil.

Buzdolabına harcayacağımız para herkesin tercihine ve bütçesine göre değişiyor. Burada verebileceğim tek bilgi özellikle tekno marketlerin mağaza açılışları ya da özel indirimlerinin istediğimiz ve özellikleri iyi buzdolabına denk geldiğinde kaçırmamamız gerektidir.

Çok nadiren markalar kendileri de bazı modellerde özel indirimler yapıyorlar. Bu % 25-30 hatta 35 lik gerçek indirim kampanyaları yapabilen tekno market indirimlerinin yanında sönük kalıyor. Burada anlatılanlar dışında yorumlarınızla ve indirim kampanyalarından haberdar ederek katkıda bulunduğunuz için Teşekkür Ederiz.

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 4.3/5 (14 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: +7 (from 7 votes)

Buzdolabı – Derin Dondurucu, 4.3 out of 5 based on 14 ratings

19 Yorum »

  1. yurdagül 13 Ekim 2014 saat 15:24 - Yanıtla

    Siemens buzdolabı mağduruyum. 3. sene de buzlanma ve soğutmama problemi başladı. 1 yıldır 5 kez servis geldi. Hem tamir edemiyorlar, hem değişim kabul etmiyorlar. Kesinlikle SİEMENS buzdolabı tavsiye etmem. Yükselen elektrik faturalarım ve bozulan gıdalarımdan dolayı çok zarar gördükk cookk.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +1 (from 1 vote)
    • asli 14 Kasım 2014 saat 22:10 - Yanıtla

      bir Siemens magduru da benim. 3.senede buzlanma yaptı ve üstü sogutmamaya basladi.3 kez geldikten sonra tamir ettiler ama dortte bir fiyatına mal oldu tamir. bir de cok ses yapiyor.malzeme kalitesi de dusuk. adina kanmamak lazim. nerde uretildigine bakmak lazim almadan once. umarim buzdolabi almayi dusunenlere yararli olur yorumlar ve kimsenin binbir zahmetle kazandigi bosa gitmez.

      VA:F [1.9.22_1171]
      Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
      VA:F [1.9.22_1171]
      Rating: 0 (from 0 votes)
  2. Atilla 21 Temmuz 2014 saat 04:21 - Yanıtla

    PİŞMAN ARİSTONCU 2
    Geçen mesajımda Ariston markası ile tanışmam ve çevremdeki herkese bu marka ürünleri satın aldırmamdan bahsetmiştim. Kısaca beş ürün kendime 15 Ariston da tanıdıklarıma olmak üzere 20 kadar ürünü almış aldırmıştım. Şimdi bu ürünlerle ilgili tecrübe ve yorumlarımı da bu mesajda açıklamak istiyorum.
    Annemlere aldığımız Ariston AB 846 tx çamaşır makinesinden son derece memnun idik. Makine 10 yıl boyunca hiçbir problem çıkartmadı. O dönemdeki diğer markalardan daha az elektrik ve su tükettiğini de net olarak görebiliyorduk. 2006 yılında Bursa’da Bosh servisinde çalışan bizim uzaktan akrabamız olan hemşerimiz ve kardeşleri Bizim İlçe’de bulunan Ariston servisini devraldılar. Elimizdeki 800 devir makinenin 2006 yılında motoru yandı Servisin tanıdık ve akrabamız olması üzerine makinenin motorunu ücretsiz değiştirdiler. Bunun dışında sıkıntı çıkartmayan bu ilk Ariston ürünümüz 2012 yılına kadar çalıştı. Aslında sadece bu makineye göre yorum yapacak olsam Ariston fiyatına göre son derece kaliteli ve sağlam bir marka. Zaten 2002 yılında bu marka grup olarak yani Ariston ve İndesit grubu Türkiye beyaz eşya sektöründe 3. Sırada yer almaktaymış. Ama bizim makinede ve diğer tanıdıklara aldırdığımız makinelerde bulunan sıkıntıları bildiğimiz için annemlere yeni makine alırken pahalı olsun vasat olsun ama sıkıntısız olsun mantığını güttük. Ariston’lardan bu kadar sıkıntı çektikten sonra servis ve ürün yaygınlığından dolayı ben normalde hiç beğenmesem de Beko marka çamaşır makinesi aldık.
    Bu makinedeki beğenim üzerine 1999 yılında önce kışın üniversite’de yeni evlenen arkadaşa Ariston çamaşır makinesi aldırdım. Burada ilk defa Ariston’da servis sorununu fark ettim ama Ağrı ilinin Taşlıçay ilçesinde bu durumun böyle olduğunu düşünerek önemsemedim. Aynı yıl yazın da hem kendime hem de evlenen sağdıcıma margarita 2000 modelini aldım. İki makineyi de bizzat kendim aldım. Yine Bursa’da spot Mağazadan piyasa fiyatından % 50 ye yakın ucuza aldık. 600 tl yerine 360 tl’ye aldık. Ariston Margarita 2000 AL 108 modeli hem özelikleri ile ve hem de görüntüsü ile insanı çok cezbeden bir makine idi. Makinede Woolmark Platinum Care yani elde yıkanması gereken çamaşırları yıkayabilecek patentli bir özellik, yıkama zamanını erteleme özelliği, leke çıkartma tuşu, 30 dakikada soğuk suda hızlı yıkama özelliği döner deterjan çekmecesi gibi yine o zamanlar için oldukça iddialı özellikleri bulunmaktaydı. Bu çamaşır makinesinin görünümü ise sıradan makinelere göre gerçekten çok şık. Oval hatlar ile bir albenisi bulunmakta. Evlenen arkadaşım 2000 yılında makinesini hemen kullanmaya başladı. Ben ise 2004 yılında evlenince makineyi servise kurdurdum ve garantisini başlattım. Eşim nişanlı olduğumuz zamanlarda çamaşır makinemizin arkadaşınki ile aynı olduğunu öğrenince çok sevindi. Çünkü o makinenin görüntüsüne bayılmış. Şimdi ise kalitesizliğine sürekli arıza çıkartmasına kahrediyor. Neyse 2000 yılında evlenip Margarita 2000 modelini kullanmaya başlayan arkadaşım 2013 yılına kadar makinesinden çok memnundu. Makine 13 yıldır ve hem de Balıkesir’den Bingöl’e Bingöl’den İstanbul’a bu kentlerde evden eve taşınmasına rağmen saat gibi tıkır tıkır çalıştı. Şu anda arkadaşımla aynı ilçedeyiz. Geçen sene makinenin beyin kartı yandı. Elindeki ürünü çok beğendiği için yenisini almak yerine 250 tl masraf ile beyin kartını İtalya’dan sipariş ile değiştirdi. Ama yeni beyin kartı pek çok yıkama programında sıkıntı çıkarıyor. Ama genel sonuç itibari ile bu ikinci Ariston denemesinden de son derece memnunduk. Yani Ariston herkese tavsiye edebileceğimiz sağlam ve kaliteli bir markaydı arkadaşın ve annemlerin kullandığı çamaşır makinesine göre.
    Aynı marka, aynı model hatta aynı gün aynı satıcıdan alınan ve bizim 2004 yılında kullanmaya başladığımız diğer Margarita 2000 AL108 de ise problemler hiç bitmedi. Makinenin daha garantisi dolmadan Motoru yandı ve servis ücretsiz olarak değiştirdi. 2006 yılından itibaren ise yani Akrabamız olan Ariston servisinin Bizim ilçede bulunduğu zamanlarda makine çeşitli zamanlarda 8-10 defa tamir gördü. İki defa çamaşır makinesini evden alıp servise götürdüler. Acaba servis akrabamız olmasa elimizdeki makine ile halimiz nice olurdu diye düşünüyorum. Bizim akrabalar burdaki servisi başkasına devredip tekrar Bursa’ya taşındılar. Kısa zamanda yine arıza çıkaran makinemizin arızaları devam etti. Aldığı suyu dışarı verme ve banyoyu su içinde bırakma problemini 60 tl masraf ederek özel servise tamir ettirdik. Makinenin her tarafı paslandı küflendi. Deterjan çekmecesinin altı çürüdü. Şimdilerde ise sıkmanın son bölümünde tak tak diye çok kötü ses çıkarıyor. İçinde bazı parçaları koptu ve oynuyor diye düşünüyorum. Ben tamirci çağıralım ve tamir ettirelim diyorum ama hanım bunu atalım yeni bir makine alalım diyor. Para olsa hemen alacağım yenisini. Sonuç olarak makineden hem ben hem de eşim hiç memnun değiliz.
    İşin ilginç yanı aynı makineden arkadaşım ve eşi çok memnundu. Makinesini 14 yıldır hala kullanıyor. 13 yıl boyunca cihaz tık demedi. Bizim makine ise daha garantisi dolmadan motoru yaktı. Bizim makineden ise ben ve eşim hiç memnun değiliz.
    Ben evlenmeden önce çamaşır makinesini kullanan arkadaşın memnuniyetini görüp 2003 yılında bir öğretmen abiye Bursa’daki spot mağazadan 5 programlı bulaşık makinesi aldım ve adamın evine kadar taşıdım. Arkadaş ve eşi bulaşıkları yıkama performansından hiç memnun değildi. Üstüne makine 2 defa arıza çıkartmış ve öğretmen arkadaş toplam 150 tl’yi cebinden ödeyerek tamir ettirmiş. Sekiz yıl sonra ise makineyi çöpe atıp Arçelik bulaşık makinesi aldı.
    Çok yakın arkadaşımın benim ısrarlı tavsiyemle aldığı süper sessiz çamaşır makinesi de maalesef kalitesiz çıktı ve daha 10 yıl dolmadan pert oldu. Yıkama bölümünde gerçekten çok sessiz olan bu cihaz sıkmada da 1600 devire göre oldukça sessiz kalırken su tahliyesinde ciddi bir vuruntu sesi çıkartmakta. Arkadaş Ariston tecrübesinden ve bu işte yaygınlık ve servisin önemini anladığından dolayı çok övülmesine rağmen LG çamaşır makinesi almayı riskli bularak geçtiğimiz günlerde gelişmiş özelliklere sahip bir Bosh marka çamaşır makinesi aldı.
    İnegöl’deki bir öğretmen arkadaşıma ise Ağualtis süper sessiz çamaşır makinesi aldırmıştım. Arkadaşım makinesinden çok memnun.9 yıldır makinesini kullanıyor.
    Bursa’dan alıp İstanbul’a gönderdiğimiz Ağualtis çamaşır makinesi, Ariston bulaşık makinesi ve Ariston Buzdolabından da arkadaş son derece memnun.
    Bulunduğum kentte yaşayan arkadaşa aldığımız süper sessiz çamaşır makinesi de 2 defa tamir görerek klasik Ariston cihazları sıkıntılıdır genellemesine uydu.
    Gelelim benim kullandığı diğer Ariston cihazlara. Çamaşır makinesini 2000 yılında almış ve çeyizime eklemiştim. Evlenirken de Ariston Buzdolabı ve Fırın aldık. Evlendikten 8 ay sonra da bulaşık makinesi aldık. Bunları da ayrı ayrı değerlendireyim.
    Ben hem özelliklerinden ve hem de kullanıcıların yorumlarından dolayı Ariston 7 ahçı pizza modelini çok istemiştim. İçindeki taş bekleri sayesinde taş fırın özellikleri ile kebap türü şeyleri mesela lahmacunu falan pişirebilen bu fırını maalesef yüksek fiyatından dolayı alamadık. Bu cihaz gerçekten fiyatının çok çok üzerinde bir kaliteye sahipti. Bursa’da büyük bir satıcı bana bu fırının İtalya satış fiyatı 2500 tl iken Türkiye’de 1000 tl civarında satılmaktadır demişti. Satıcı bu nedenle bu fırının yakında satıştan kalkacağını belirtmişti. Hakikaten de satıştan kalktı. Biz de C619M isimli beyaz bir Ariston fırın aldık. Bu fırın Arçelik, Beko, Bosh Profilo gibi fırınlardan daha pahalı idi. Aldığım Ariston ürünleri içinde kesinlikle çok memnun olduğum ve hiçbir sıkıntı çıkartmayan, hiç tamir görmeyen bir çıhaz. O yıllarda otomatik gaz kesilmesi çoğu markalarda yok iken bizim fırında vardı. Cihazımız hala çok sağlam. Uzun yıllar kullanacağımız düşünüyorum ama maalesef yeni evimizin mutfağı ankastre fırına uygun olduğu için yeni ankastre set alacağız.
    Ariston Buzdolabımız tam bir fiyasko. Aslında ben Ariston buzdolaplarının Manisa’da üretildiğini ve kalitesiz olduğunu biliyordum ama buzdolabı alışverişi biraz karam bole geldi. Kendim için aldığım başka marka buzdolabına babamlar el koyunca ben de balayında alel acele bir Ariston buzdolabı aldım. Model ismini internette tam olarak bulamadım. Bal rengindeki dolap öncelikle felaket gürültü çıkarıyordu.Öyle buz kırma falan değil normal çalışma sesi. Özellikle yazın geç saatlere kadar uyanık kalınca dolabın sesi rahatsız edici düzeydeydi. Şimdiki sessiz çalışan elektrikli süpürgelerden kesinlikle daha gürültülü çalışıyordu. Bazı yaz geceleri dolabın sesinden dolayı uyuyamıyorduk. Akraba olan servis dolabın yazın daha da artan sesine çözüm bulabilmek için defalarca dolaba müdahale etti. Arkasındaki fan kısmının tıkandığını falan düşünerek buralarını bir güzel temizledi ama ses değişmedi. Sıcaklığı ayarlamak için konulmuş üstteki dandik düğmeler hemen bozuldu. Neyse ki servis akraba olduğu için gelip o düğmeleri yenilediler. Dolabın normal bölümü bazen aşırı soğutuyordu. Domatesler falan resmen buzlu gibi çıkıyordu dolaptan. Her şeye rağmen dolabımızı kullanıyorduk. Cihazı alalı daha 7 yıl geçmeden dolabımız bozuldu. Cihaz çalışıyor ama soğutmuyordu. Çağırdığımız ilk beyaz eşya tamircisi gazında problem var diye gaz bastı ve bizden 50 tl aldı. Kurban bayramı üzeri çağırdığımdan tam olarak emin bile olamadığım yetkili servis ise bayramdan sonra geldi ve dolabın tamamen işinin bittiğini söyleyip gelme parası olarak 20 tl aldı. Altı buçuk yılda bozulan bu dolap bana alışveriş alışkanlığımda travma yaşattı. Kendilerini yerli tekel olarak gördüğüm ve rekabetsizlik ve müşteri alışkanlığı nedeniyle çok vasat kalitedeki ürünleri çok pahalı fiyatlara satını düşündüğüm Arçelik Beko grubundan şiddetle uzak duruyordum. Dolap bozulunca Arçelik buzdolabı aldım ve hemen fark ödeyerek 7 yıl garanti yaptırdım.
    Bursa da çok büyük bir Ariston satıcısı olan Sadef isimli firmanın sahibi ve çalışanları ile ahbap olduk adeta. Onlara sordum bu Ariston buzdolapları neden bu kadar gürültülü ve problemli diye. Firmanın sahibi bana şunu söyledi. Hocam Avrupa’nın en büyük ikinci beyaz eşya markası olan Merloni firması ( Şu anda Arçelik grubu Avrupa’nın ikinci büyük beyaz eşya üreticisi) Türkiye’de üretilen Ariston buzdolaplarından çok sıkıntı çekti. Sırf bu buzdolaplarının oluşturduğu sıkıntı nedeniyle Ariston markası imaj kaybetti ve isim değiştirmek zorunda kaldı demişti. O zamanlar Hotpoint ismi yoktu. Adam yakında Ariston ismi kullanılmayacak ve ismi Hotpoint olacak demişti. Gerçekten de günümüzde adamın dediği gibi oldu. Kalitesiz buzdolapları markaya isim değiştirtti.
    Bulaşık makinesini çok uzatmayacağım. 450 tl’ye diğer bulaşık makinelerinin yarı fiyatına aldığımız cihaz bir bulaşık makinesi için çok aşırı sesli çalışıyor ve çok kötü bir yıkama performansı sergiliyordu. Biz buna da razıydık ama bu cihaz da daha garantisi dolmadan defalarca bozuldu. Neyse ki ilk yıllar servis akrabamız olduğu için tamir ediliyordu. Sadece makinenin bozulması ile tamire kadar mutfak kirli bulaşıklarla doluyordu. Bizim akrabalar Bursa’ya taşınınca yeni bozulmalara cebimizden 80 tl ödeyerek tamirci çağırdık. Makinenin şimdi de pervanesi bozuldu ve alt sepetteki bulaşıkları yıkayamıyor. Alt komşumun Arçelik bulaşık makinesi var. O pervaneyi 5 tlye aldı. Ben ise Ariston Bulaşık makinesi pervanesine 3 aydır ulaşamadım.
    Bulunduğum kente Ariston servisine bakan servis aynı zamanda İklimsa servisi. Babamın Mitsubishi klimasının yıllık bakımı için geldiklerinde ben servise sordum. Yeni Aualtis çamaşır makineleri nasıl tavsiye eder misiniz? Adamın bana verdiği cevap şu oldu. Hocam Ariston ürünlerden uzak durun. Yani servis bile markasına sahip çıkamıyor.
    Ben ilk Aristonumu 1996 yılında aldığımda markanın arkasında güçlü bir yerli firma vardı. Bayındır Holding bu markayı Türkiye’ye getiriyordu. Birkaç yıl sonra ise yerli firma markayı bıraktı. Servi yaygınlığı azaldı. O yıllarda yaşadığım her ilde her ilçede Ariston’un ayrı servisi ve bayisi vardı. Şimdilerde genelde teknoloji marketlerde bazı modelleri satılıyor ve ayrı servisi yok. Başka markaların servisliğini yapan yerlerde ayrıca bu markaya da bakılıyor. 1996 yılına göre tüm markalarda olduğu gibi Aristonda da ürün dayanıklılığı azaldı. Kullandığım ve aldırdığım Ariston cihazları içinde tek tavsiye edebileceğim Fırındır. Bu konuda da şimdiki Ariston fırınlar nasıldır onu da bilmiyorum.
    Yazacaklarım bu kadar. İnşallah okuyanlar için bilgilendirici ve yol gösterici olur.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 2 votes)
  3. Atilla 17 Temmuz 2014 saat 01:18 - Yanıtla

    PİŞMAN ARİSTONCU
    Aslında bu yorumum sadece buzdolabı için değil, buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi ve fırın için geçerlidir.
    1996 yılında ben üniversitede okuyor iken, çalışan kardeşim annemlere bir çamaşır makinesi hediye etmek istedi.Neredeyse tüm komşularımızın çamaşır makinesi bulunurken annem çamaşırları elde leğende yıkıyordu. Ben de elektronik eşya ve beyaz eşya incelemelerine meraklı birisi olarak başladım araştırma yapmaya. O dönemde Arçelik, Beko, ve Bosh marka makineler ön plandaydı ve ürünlerin garanti süresi 2 yılı geçmiyordu.
    Philco ve Simtel makinelerde ucuz diğer markalardı. 3 yıl garanti süresi ve ekonomik su tüketimi ve elektrik harcaması ile Türk markalarında hiç olmayan yeni bir marka Türk beyaz eşya piyasasına girmişti. İtalyan Merloni firmasının ürettiği Ariston. Reklamlarda 3 yıl garantili çamaşır makinesi var mı? , Çamaşırlarınızı ekonomik programda yıkayan başka çamaşır makinesi var mı? şeklinde iddialı bir tv reklamı da vardı. Benim o dönemde dikkatimi çeken marka ve modellerinden birisi Arçelik 3500 çamaşır makinesi ile Ariston idi. Ariston o zamanlar oldukça pahalı ve iddialı idi. 1996 yılında Ariston’un bayi liste satış fiyatı 96 milyon lira. Arçelik’in bu üst modelinin de satış fiyatı 100 milyon civarında.Bulunduğum ilçede bulunan Ariston bayisinde çamaşır makinesini inceledim. Gerçekten çok şık duruyordu. Sonra tanıdık ağabeylerden bu marka çamaşır makinesini kullanan bir kişiye denk geldim. Ürünü eski kullandığı Bosh ile kıyaslıyordu. Yeni makinesinin taş gibi olduğunu evladiyelik bir makine aldığını söylüyordu. Bu arada biz hangi makineyi alalım diye düşünürken şansıma ilginç bir olay yaşandı. Bursa’nın ünlü spot satış yapan firmalarından birisi bizim ilçede yeni açılan GROSS market isimli o zamanlar için çok büyük bir marketin ( Şimdiki AVM lere ilk adım) içinde reyon açmıştı. Liste fiyatı 96 milyon lira olan makine spot mağazada 68 milyon liraydı. Kardeşimle kararımız verdik ve o makineyi aldık.
    Ariston maceram işte o zaman bundan 18 yıl önce başladı.Ürünü akşam üstü aldık. Hepimiz çok heyecanlıydık. Aldığımız model Ariston ab 846 tx çamaşır makinesini servis hemen o akşam kurdu ve ayrıntılı bilgi verdi. Cihaz diğer çamaşır makinelerine göre gerçekten çok şık duruyordu. Özellikle ön cam paneli falan benim çok hoşuma gitti. İlerleyen zamanlarda makinenin yıkama performansından da ben çok memnun kaldım. Ariston çamaşır makinesini aldıktan bir iki yıl sonra üniversitede kaldığım özel yurda bir hayırseverin armağanı Siemens marka çamaşır makinesi geldi. Makinenin işletilmesi de bana verildi. Makine ile günde 5-6 tur çamaşır yıkıyor ve öğrencilerden ücret alıyordum. O Siemens ile bizim makineyi kıyasladım ve Ariston gerçekten çok daha başarılı idi. Hem kaliteli ve hem de ucuza bir çamaşır makinesi aldığım için son derece sevinçli idim. Üstelik aldığım çamaşır makinesi o dönemin ( 90’ların ) şartlarına göre çok daha şık ve teknolojik duruyordu.
    Ben tüm bunların etkisi ile Ariston markasını hızlı bir şekilde çevreme tavsiye ettim. Özellikle Bursa’da bulunan spot satış yerlerinde Ariston marka ürünler liste fiyatının çok çok altına satılıyordu. Özellikle rakiplerinden çok daha ucuzdu. Bu nedenle yeni evlenen beyaz eşya alan pek çok arkadaşa bizzat ben bu spot mağazalardan Ariston çamaşır makinesi ve fırınlar aldım. 2000 yılında kendim için de Ariston Margherita 2000 model çamaşır makinesi aldım. 2004 yılında evlenene kadar çamaşır makinesi kapalı olarak kaldı.Aynı makineden çok yakın arkadaşımda evlilik öncesi aldı. yine bu yıllarda üniversite okuduğum şehirde bulunan yakınm arkadaşlara Ariston çamaşır makinesi aldırdım. 2004 yılında evlenene kadar çamaşır makinesi kapalı olarak kaldı. 2004 yılında buz dolabımı, fırınımı ve 2005 yılında bulaşık makinemi Ariston aldım. Yine bu yıllarda yakın arkadaşıma süper sessiz denilen Aqualtis serisinden önceki çamaşır makinesinden aldırdım. 2005 yılında çok yakın arkadaşıma ise 1600 devirli süper sessiz bir çamaşır makinesi aldırdık. 1700 tl liste fiyatı olan makineyi 1000 tl ye ( eski parayla bir milyara) aldı bu makineyi. İstanbul’da oturan bir arkadaşa ise Bursa’daki spot mağazadan Ariston çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın ve buzdolabı alarak istanbul’a naklettik. Bunların dışında daha pek çok Ariston çamaşır makinesi ve bulaşık makinesi alışverişi yaptık.
    Tüm bu uğraşlar sonucunda bulunduğum kentteki Ariston servisi ve 2005 yılında açılan yeni Ariston bayisi ile kanka olduk. Bursa’daki spot satış yapan mağaza sahipleri ile de bayağı samimi olduk.
    Peki tüm bu ürünler ile ilgili tecrübe yorumlarım nasıldır onu da bir sonraki mesajda aktarmak istiyorum.
    Şimdilik bu kadar. Herkese hayırlı ramazanlar.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  4. Gülten Önal 10 Temmuz 2014 saat 16:23 - Yanıtla

    Merhaba.

    Geçen ay aldığımız Uğur Derin Dondurucu bence tam size göre. Üst komşum aylardır kullanıyor, onun önerisiyle aldım ben de. Enerji tüketimi az olması bence çok önemli bir derin dondurucuda, arkadaşımın söylediğine ve son gelen elektrik faturama bakarak şunu söyleyebilirim ki Uğur çok az enerji harcıyor. Doğaya benim gibi önem veren bir kişi için bu harika bir şey :) Bence siz de beğeneceksiniz.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  5. Mutlu 8 Mayıs 2014 saat 00:11 - Yanıtla

    ARMANA BUZDOLABI:
    Arkadaşlar herkese merhabalar.
    Geçen gün ABD markası olan 650 litrelik Amana 2225 İnox buzdolabımı 2400 tlye nasıl aldığımı anlatmıştım.
    Şimdi ise yaklaşık 5 yıllık kullanım sonucunda buz dolabı ile ilgili yorumlarımı yazayım.
    İnternette ürünün günlük elektrik tüketiminin 1.3 kw olduğu yazıyordu. Ben de ilk olarak elimdeki ampermetre ile dolabın gerçek elektrik tüketimini ölçeyim dedim. Buzdolabı mutfakta kalorifere 1 metre mesafede bulunmaktadır. Bizim site merkezi kömür kaloriferli ve mutfak ortalama 25 derece ve üstünde. Bu şartlar altında buzdolabımın günlük elektrik sarfiyatı 1.3 değil, 1.4-1.5 kw gibi. Yani firmanın verdiği rakamlardan hafif sapma var. Bence ideal sıcaklık olarak belirtilen 20-22 derece ( konfor ısı) olsa cihaz yine 1.3 civarında elektrik tüketirdi.
    Yazın ise bu sarfiyat 1.5-1.6 kw ye kadar çıkıyor. Eski 400 litrelik AEG 4.5 kv tüketirken 650 litrelik Amana’nın AEG’nin ortalama üçte biri kadar elektrik tüketmesi gene de çok başarılı.
    Dolabı aldıktan yaklaşık 2.5 yıl sonra buzluk kısmı soğutmamaya, içindeki donmuş ürünler ( buzlar) erimeye başladı. Bulunduğum kentte yetkili servisi çağırdık. Servis elemanı buzdolabının sorununun ne olduğunu anlayamadı ve işi çözemedi. Yani servis yeterli değildi. Ardından yine bu markanın da servisliğini yapan Bursa da buzdolabı tamiratı konusunda işin piiri olarak bilinen ve Cem Yılmaz isimli servis görevlisi ile görüştü. Adam daha Bursa’dan sorunu çözdü ve cihazdaki elektronik kartın bozulmuş olduğunu tespit etti. Ürünün garantisinin bittiği düşüncesiyle masrafın bana çıkacağı öngörüldü ve kartın yenisinin işçilik hariç 300 tl olduğunu söylediler. Ben rakamı çok yüksek bulup kabul etmedim ve işlem yaptırmadım. Ardından bu cihazın elektronik kartını Amerikan sitesi olan ebaydan kargo dahil 70 tlye sipariş ettim. Parçayı taktırmak için servis elemanı tekrar geldiğinde bu sefer ürünün fatura ve garanti belgelerini çıkarttım. Birde gördük ki ürünün garantisi 2 yıl değil 3 yılmış. Ben servis çağırdığımda ürünü ne zaman aldığımı söylememiş ve direk garantisinin dolduğunu söylemiştim. Aldığım cihazın garantisinin sadece 2 yıl olduğunu sanıyordum. Servisi ilk çağırdığımda ne zaman aldığımı söyleseydim daha baştan kartı ücretsiz taktıracaktım. Neyse ben ebay firmasına ürünü iade ettim ve paramı geri aldım. Bunu ayrıntılı yazmamın nedeni böyle cihazların çeşitli parçalarının gerçek fiyatları servislerin söylediklerinden çok çok ucuz. Kendi elektronik cihazlarını taktılar ve tüm işlemleri ücretsiz olarak tamamladılar.
    Gelelim ürünün diğer özelliklerine ve üstünlüklerine;
    1- Sebzeler eskiye göre çok daha uzun süre sağlam kalıyor. Hatta ürünü aldığımdan bu yana dolap içinde hiç sebze bozulması olmadı diye hatırlıyorum. Eski AEG de bir haftayı biraz geçince yiyecekler bozulurken bunda bu süre 3 haftaya kadar çıkıyor.
    2- Enerji verimi bu kadar büyük bir dolap için oldukça iyi. Elektrik faturamız bu dolapla oldukça azaldı.
    3- Buzluk bölümünün genişliği 220 litre Bu durum bizim için gerçekten çok kullanışlı oluyor. Mesela geçen kurban bayramında o kadar rahat ettik ki anlatamam. Çünkü sadece buzluk kısmı eski dolap kadar.
    4- Dolabın kapısı çok geniş. Bu durum bazı sitelerde ve forumlarda eleştiriliyor. Yani ürün Amerika halkı için tasarlanmış. Ancak yaklaşık 5 yıllık kullanım için bana göre durum tam tersi. Boy boy kola şişeleri, sürahi ve pek çok içeçek koymak için dolap kapısı ideal ve çok kullanışlı.
    5- Bu dolapta sıradan bir Türk markasına göre çok ayrıntılı özellikler ve ince olarak düşünülmüş kolaylıklar var. Mesela cihazın rafları raylı. Yani dipteki bir ürünü almak için kolunu dolabın taa içine doğru uzatmıyor, rafı çekip kolayca alabiliyorsun. Üstelik bu rafların yerleri çok kolay değişebiliyor.
    6- Dolap çok sessiz. Aslında internette sesi için 43 desibel yazıyor ama cihazın sesi hiç çıkmıyor. Bunda dolabın dört tarafının açık olması ve ayak dengesinin iyi ayarlanmasının da etkisi var. Ses konusunda şu üstünlüğünü kesinlikle söyleyebilirim; Dolapta buz kırma yada ani çıkan ses hiç yok.
    7- Dolapta malzeme kalitesi çok çok üst düzey. Bunu hem parçaları ellediğinde hissedebiliyorum ve hem de bizim 1. sınıfa giden oğlanın dolabın kapısını her defasında sertçe çarpmasında anlıyoruz.
    8- Dolapta buzlanma, karlanma sorunu hiç olmadı.
    Sonuç olarak dolabımdan çok çok memnunum. Her yönden dört dörtlük. Bir internete giremiyor yani.

    Şimdilik bu kadar.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 1.0/5 (1 vote cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +1 (from 3 votes)
  6. atilla 3 Mayıs 2014 saat 03:03 - Yanıtla

    Buzdolabı alacakların mutlaka dikkate almaları gereken bir marka da Saharp’tır. Ülkemizde yen ibeyaz eşya alacak vatandaşların akıllarına gelen markalar Arçelik, Beko, Vestel, Bosh, Profilo Siemens oluyor.
    Sharp köklü bir Japon markasıdır. Buzdolabında da Plazmacluster adı verilen özel bir iyon teknolojisi ile dikkati çekmektedir.
    Bu teknolloji ile ilgili bilgileri alıntı yaparak buraya aktarıyorum.
    Plasmacluster iyonları hava kanallarından buzdolabı içine hızla yayılarak uçuşan küf sporlarını sarar ve etkisiz hale getirir. Bu pozitif ve negatif iyonlar, ayrıca küflerin yayılmasından kaynaklanan kötü kokuyu da azaltır. Bu, buzdolabınızdaki yiyeceklerinizin daha uzun süre taze kalacağı anlamına gelir.

    Nasıl çalışır?:
    Dolapta sabit bulunan bir iyon jeneratörü hem pozitif ve hem de negatif iyonlar oluşturmak için çevredeki su moleküllerinde hidrojen ve oksiyen çekilerek ayrılır.
    Pozitif ve negatif iyon kümeleri yiyecek bölümündeki hava parçacıklarını emerek devredışı bırakır. Böylece size antibakteriyel bir çözüm sunar.
    Anti-bakteriyel Plasmacluster teknolojisi ile birlikte özel yapılı Nano filtre ile kokular engellenir. Sonuç olarak bakterilerin yanı sıra yiyecek peynir ve balık gibi güçlü kokuları ortadan kaldırılması ve birikiminde bir azalma olur.
    Böylece, her zaman daha uzun ömürlü tazelikten emin olabilirsiniz.
    Bu teknolojiyi ben Sharp klimada kullanıyorum ve olumlu etkisini kesinlikle hissediyorum.
    Gelelim bu Sharp buzdolaplarında kullanılan özel iyon teknolojisinin faydalarına;
    1- Kesinlikle daha uzun ömürlü bir koruma teknolojisi var. Mesela benim kullandığım 2 yıllık Beko buzdolabında domatesler olsun, marullar olsun bir haftayı biraz geçsin bozulurken Arkadaşımın kullandığı Sharpta bunlar kesinlikle daha uzun sağlam kalıyor.

    Aslında en iyi testi yoğurtta yapabilirsiniz. Biz yaptık.
    Yeni mayalanmış bir ev yoğurdunu hem Beko hem de Saharp SJPT 69 modelinde denedik. Bizim Beko D9485 NEXK modelde bozulduktan sonra Sharpta hala sağlam olduğunu gördük. Bir kaç gün daha bekleyip, Sharpta hala sağlam olduğunu görünce işi uzatmayıp deneyi bitirdik. Yani arkadaşım artık yoğurdu yedi. Bu arada yoğurt Sahrp buzdolabında bir aydan fazla kaldı.

    Servis konusunda yakın arkadaşlarım endişe ediyor. Aslında bir Arçelik, gibi olmasa da Sharp buzdolaplarının servisi İKLİMSA da olduğu için hiç bir sıkıntı yok.

    Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  7. mutluhappyman 3 Mayıs 2014 saat 03:02 - Yanıtla

    AMANA 2225 BUZDOLABI
    Arkadaşlar bu siteyi çok beğendim ve hemen buzdolabı başlığının linkini donanımhaberde paylaştım.
    Ben de sizlere Amana buzdolabımı alış serüvenimi ve 4 -5 yıllık kullanım sonunda dolapla ilgili izlenimlerimi anlatmak istiyorum.

    Elimde no frost buzdolaplarının ilk çıktığı zamanlarda aldığım AEG marka bir dolap vardı. dolabım resmen elektiriği sömürüyordu. İnternetten amper öçen cihaz alıp dolabın elektrik sarfiyatını ölçtüğümde çıkan rakam korkunçtu. Sadece dolap günde 4,5 klowat elektrik harcıyordu. Bu da ayda 45 tl kadarlık bir elektrik tüketimi demektir. yani yeni bir dolap bunun yarısı kadar harçasa yıllık sadece elektrikten 300 tl lik kazanç mümkün olacaktı.

    Buz dolabı almadan önce 5-6 ay kadar çok yoğun bir şekilde buzdolabı ile ilgili araştırma yaptım. tüm interneti taradım. Almışken sorunsuz ve çok kaliteli bir buzdolabı almak istiyordum.
    İnternete en kaliteli buzdolapları diye yazarak arama yaptım.
    Karşıma bu ve benzeri aramalarda şu markalar çıktı.
    1- Sharp
    2- Arçelik Orbital Modeli
    3- whetinghouse
    4- Amana
    Bu modellerden arçelik dışındakileri bulunduğum kentte bulamadım. Arçelik orbitale baktım. 400 küsür litrelik dümdüz dolap için 3000 tl istiyorlardı. Fiyat çok korkunç
    Amana marka dolabı internetten incelediğimde günlük 1.3 kw elektrik tüketimi ve 650 litrelik süper hacimde çok çok kaliteli bir marka olduğunu öğrendim. Amana’yı Türkiye’ye Isısan firması getiriyormuş. Aradım ve kalitesi konusunda herkesin üzerinde hem fikir olduğu şu modeli istedim. Amana 2225. ısısan bana dolar üzerinden bir fiyat verdi. Tl olarak fiyat 4500 tl.
    Aklıma İstanbul’a Doğubank’a gitmek geldi. Araştırırken Ankastreal isimli ir internet sitesi bulduk. Orada Amana nın Beyaz olanının fiyatı taksitli olarak 2400 tl idi.
    Hanımla fikir ayrılığı yaşadık. Hanım herkesin bildiği Arçelik Orbitali almamı istiyordu. Aman’yı tam olarak bilmiyor sadece internet üzerinden inceliyorduk.
    İnternet sitesinden İnox modelin fiyatını sorduğumda 450 tl daha pahalı olduğunu söylediler. 180 tl kadar kargo ücreti de çıkıyordu. Kargo ücretinin firmaya ait olmasını kabul ettirerek ürünü sipariş ettim. Çok kısa sürede geldi. Kargocular kapının önüne koymuşlar bekliyorlar. Bir gördüm şaşırdım kaldım. Ambalajı ile birlikte resmen karşımda bir kulube duruyordu. Çok kocaman. Kartonun üzerinde en az üç kişi ile taşıyınız yazıyordu. Hemen o yazınıın olduğu bölümü yırtıp 2 hamal ayarladım. Dolabın kaısını sökere eve sokabildik. Kutuyu açınca gördük ki Bize inox modelini göndermişler. Çok sevindim. herhalde ellerinde beyaz modeli kalmadı ve bu yüzden 450 tl daha pahalı olmasına rağmen İnox modelini gönderdiler dedim.
    İki gün sonra firmadan aradılar. Depodaki elemanın hatası ile inox modeli gönderildi. O modeli geri gönderin dediler. Ben de buzdolabının kolilerini yırtık attık. cihazı iki gündür kullanıyoruz. Siz yeni modeli gönderin, kargo parasını karşılayın ondan sonra ben elimdeki dolaptan yeni dolaba yiyecekleri aktarayım sonra size gönderirim dedim. kabul etmediler. Bunun üzerine firmaya noter onaylı mail yazdım ve donanım forumda bu durumu şikayet edince müdürleri beni aradı ve özür dileyerek elimdeki ürünü kullanmaya devam edebileceğimi güle güle kullanmamı söyledi.
    Ürün ile ilgili izlenimlerimi de diğer yorumda yazacağım.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +2 (from 2 votes)
  8. nilay 24 Nisan 2014 saat 08:43 - Yanıtla

    buzluk kısmı altta olan modellerde sanki sebzelik – meyvelik kısmının hacmi buzluk kısmı üstte olan modellere göre daha küçük gibi geliyor bana.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 1.0/5 (1 vote cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  9. mert 21 Nisan 2014 saat 09:20 - Yanıtla

    buzdolabı konusunda ucuz olsun, güzel soğutsun, arıza vermesin, servis ağı olsun, kaliteli olsun diyenlere benim tavsiye edeceğim marka profilo kendim 12 seneden beri kullanıyorum. (Babamlar 12 seneden fazladır kullanıyor. modeller aynı değil ama markası profilo) Alma nedenim baba tavsiyesiydi ben o zaman profilo markasını biraz hor görürdüm. Aldığımdan beri tık demedi güzelce işini yaptı. Tabi 12 senelik makine ve 12 sene öncesinin teknolojisi, desibeli ölçünce 48-50 desibel çıkıyor sesi yenisini kardeşim bakıyor 39 desibellikleri bile varmış kesinlikle tavsiye ederim.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  10. fuat 17 Nisan 2014 saat 10:19 - Yanıtla

    Mail yazışmalarımı yorumsuz verdim. Şimdi birazda yorum yazayım.
    şimdi yerli üreticileri genel olarak savunmaya çalışan biriyim. buzdolabı sesi meselesine sadece ben takmıyorum forumlarda incelediğim kadarıyla baya bir takan kişi var etrafımda da zaman zaman buzdolabından çıkan seslerden şikayet eden insanlar var. Hal böyle iken bizim yerli üreticilerin ses meselesine fazla da umursamayan bir yaklaşımda olması hoşuma gitmiyor. Bana göre arçelik buzdolabında kendini kanıtlamış bir marka. daha fazlasını beklemek hakkımız. Birazda bizim beklentilerimizi üreticilerin bilmesi ile de alakalı aslında bugün ben iletişime geçtim yarın bir başkası iletişime geçerse adamlar bu ses işi müşteri için önemli bunu geliştirmek lazım. İnşallah yerli üreticilerimiz daha da iyi ürünler üretir bizde yabancılara para kazandırmayız. saygılar

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  11. fuat 17 Nisan 2014 saat 10:11 - Yanıtla

    Arçelik – Beko ile yaptığım mailleşmeyi paylaşıyorum. Arçelik – Bekodan gelen mail
    Öncelikle şirketimize göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür ederiz.

    Geçen yıl başlarında yasal olarak yapılan deklarasyon hesaplama değişikliği sebebiyle şu anda kullandığımız değerler daha yüksek görünmektedir.
    Aslında ( rakip markalar dahil ) ürünlerde değişen bulunmamaktadır. Sadece deklarasyon yani ses seviyesi hesaplanırken yapılan matematiksel işlemler değiştiği için daha önce 40 olan dBA gösterimi 43 olarak yazılmaya başlanmıştır.
    Bu tarihten önce üretilmiş ürünlerin ses etiketi üretildikleri zamanki hesaplamalara göre yapıştırılmıştır. Dolayısı ile ürünlerde teknik olarak değişen yoktur sadece hesaplama aritmetiği yasal olarak yeniden düzenlenmiştir.
    Diğer sorunuzdaki farkın bir kısmı bundan kaynaklanmaktadır.
    Bahsettiğiniz rakip ürün TR’de üretilmemektedir. Bu ürün konusunda maalesef ürünü incelemeden yorum yapmak hatalı olacaktır.
    Bu konuda bilgi için üretici firma ile görüşebilirsiniz.

    Durumu bilgilerinize sunar, sağlık ve mutluluk dolu günler dileriz.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 1.0/5 (1 vote cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: -1 (from 1 vote)
  12. fuat 17 Nisan 2014 saat 10:10 - Yanıtla

    Arçelik – Beko ile yaptığım mailleşmeyi paylaşıyorum. Benim gönderdiğim mail
    Sayın Yetkili
    Sorum iki aşamalı ilki Beko D 9485 NEXK modelinizin üzerindeki etikette 39 veya 40 dB olduğu yazıyor ama internette 43 dB olduğu belirtiliyor. Hangisinin doğru olduğu ve hangisinin neye göre baz alınması gerektiğini merak ediyorum.
    İkincisi; SBS 14631 NELX modeliniz 46 dB (alternatif olarak düşündüğüm) sharp dört kapılı SJ-FP810VST modeli 37 dB fark 1-2 dB olsa bunun lafını yapmaz yerli malı olan ve başarılı bulduğum dolabınızı seçerdim. Mutfağım yarı açık mutfak yani kapısı yok bu yüzden ses konusunda hassasiyet gösteriyorum. Onların 37 db line karşılık bizim 4 kapılı modelimiz niye 46 dB açıklayabilir misiniz?

    Bana gönderilen veya gönderilmeyen cevaplar aksi bana açıkça belirtilmedikçe diğer kullanıcılarında faydalanabilmesi için forum.donanimhaber.com ve esyatavsiyeleri.com sitelerinde yayınlanacaktır. Vereceğiniz bilgileri sadece benim için değil bir çok alıcı için rehber niteliğinde olacaktır.
    İlginize Teşekkür Ederim…

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +2 (from 2 votes)
  13. recep 17 Nisan 2014 saat 10:03 - Yanıtla

    bence en önemlisi servis meselesi dolapta sorun çıkmazsa bütün buzdolabı markaları üç aşağı beş yukarı aynı ama esas mesele sorun çıktığında marka servisiyle değişimiyle senin ne kadar arkanda lg ve samsung çatır çatır dolap satıyor satarken çok iyi her şey güzel ama servis ihtiyacı olursa tırt. Bizim yerli markalar arçelik (beko), vestel ve profilo (kısmen bosch ve siemens) münferit olumsuzluklar olsa da genel olarak markalarının arkasındalar ve servis desteği genel olarak iyi. Yerli markalara çok acımasısız.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  14. süleyman 2 Nisan 2014 saat 20:18 - Yanıtla

    arkadaşlar almayı düşündüğünüz buzdolabı tipinin hangi iklimde çalışmaya uygun olduğuna dikkat etmenizde önemli aslında bizim yerlilerde ve yaygın markalarda sorun çıkmaz da ithal aldıklarınız buzdolapları için sorun çıkabilir.

    Bizim Türkiye için olan buzdolapları SN-T iklim sınıfında yani 10 ila 43 santigrat derece sıcaklıkları arasında sorunsuz ve verimli çalışacak şekilde tasarlanmış dolaplardır.
    SN 10 °C ile 32 °C
    N 16 °C ile 32 °C
    ST 18 °C ile 38 °C
    T 18 °C ile 43 °C
    SN / ST = 10 °C ile 38 °C
    SN / T = 10 °C ile 43 °C
    bu özellikleri ben okuyordum buzdolabı teknik özellikleri bölümünde ne işe yaradığını bilmiyordum. Buzdolabı tavsiyesi için araştıran arkadaşların dikkat etmesi gereken bir özellik olduğunu düşündün.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +2 (from 2 votes)
  15. sanem 26 Mart 2014 saat 13:14 - Yanıtla

    Genel olarak faydalı bir yazı olmuş ama birtakım eksik veya yanlışlar var bana göre.
    Günümüzde çalışan bayanların davul tipi fırın tepsisi ve buzdolabının içine leğen işlerine girdiğini hiç zannetmiyorum, dolayısıyla gardrop tipi dolabın kullanışsızlığını bunlar belirliyorsa anlamsız.
    low frost meselesi ortalığı kasıp kavururken bundan neredeyse hiç bahsedilmemiş olması enteresan.
    Desibel olarak söylenen haricinde buz kırma veya başka seslerden bahsediliyor bazı dolap markaları için siz ne dersiniz.
    Oktay ustanın kullandığı modeli öğrenebilirmiyim.
    Sessiz(en önemli kriter), eni geniş , hacmi geniş, kaliteli buzdolabı önerilerinizi bekliyorum.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +1 (from 1 vote)
  16. Rafet Ekici 9 Kasım 2013 saat 00:16 - Yanıtla

    Peki Beko buzdolabından memnun muyuz? Öncelikle servisi mükemmel. Adamlar Bandırma’da Arçelik, Beko, Aygaz ve Altus için ortak ama çok geniş bir servis alanı oluşturmuşlar. Müşteri ile ilgilenen kısım, ürünleri taşıyan kısım ve müdahaleyi yapan kısım birbirinden profesyonel şekilde ayrılmış. Yani sizle usta kalfa değilde müşteri hizmetleri üslubunu bilen bilgisayardan anlayan bir bayan ilgileniyor. Mağazadan satın aldığınız ürünü dakikalar içinde mağaza değil servis getiriyor ve ürünün eve teslimi ile kurulması aynı anda yapılıyor.
    Beko dolabın alt kapağının hafif zedeli olması ve sesinin beklediğimizden yüksek olması nedeniyle firmaya itiraz ettik ve bir iki görüşme sonunda yaklaşık bir aylık süre içinde dolabımız yenisi ile değişti.
    Ürünün kalitesine gelince; iç hacmi, özel buzluk kısmı, dijital ekranı vb çok iyi. Difrizin altta olması büyük kolaylık. 2400 tl ye taksitle aldığımız ürünün fiyatının da iyi olduğunu düşünüyorum. Ama ilk hayalim olan Sharp’ın tabiki parçaları kapı kulpu falan daha sağlam ve İyon teknolojisi daha gerçekçi. Beko daki Mavi ışık teknolojisi de bir nebze meyve sebze tazeliğini artırıyor. Şimdilik bu kadar herkese saygılar.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +1 (from 1 vote)
  17. Rafet Ekici 4 Kasım 2013 saat 23:07 - Yanıtla

    Biz de dolabımızı 1.5 yıl kadar önce değiştirdik. Dolap almadan önce uzunca bir araştırma yaptım ve aşağı yukarı yukarıdakine benzer sonuçlar elde ettik.
    Sağlamlığı, iyon teknolojisi ve sessizliği nedeniyle Sharp SJPT-69R-HS modelini beğendim. Ama onu almak kısmet olmadı.
    model şu:
    http://www.sanalpazar.com/urunalin__kywSharp-Sjpt-69r-hs-Plasmacluster-Inox-Buzdolabi-555-Lt
    555 litre net hacimli.
    En büyük artısı iyon teknolojisi. Kullanan arkadaşım küflenmiş ekmeğin dolap içinde yenilebilir hale geldiğini tecrübe etti. gelelim bunu alamama nedenlerimize:
    1- Dolabın buzluk kısmı üstteydi. Oysa yeni dolaplardaki difriz altta ve normal bölüm üstte çok daha kullanışlı oluyor. eğilere pazar malzemelerini dolaba yüklemek ve her yemekte sebzeleri eğilip bükülerek almak biraz işkence.
    2- Plasmacluster özelliğini daha etkili kullanmak için adamlar dolabın alttaki meyve sebze kısmını çok geniş tutmuşlar. Bu durum hanımın hiç hoşuna gitmedi. hami büyük sayılabilecek bu dolapta orta alan yani kahvaltılık , tencere vb konulacak kısım çok küçülmüştü. Hanım onu istemedi.

    Peki biz ne aldık; Hami iç dizaynı ve özellikleri hanımın çok hoşuna giden Beko buzdolabı aldık.
    Beko 9485 Nexk
    http://www.beko.com.tr/no-frost-buzdolabi-D-9485-NEXK-Buzdolabi.html
    630 litrelik dolabımızı TOKİ deki dairemize sığdırabilmek için beton olan duvarı bir cm kadar oymak zorunda kaldım.
    Dolabın eni 86 cm.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 2 votes)

Yorumunuz için teşekkürler »

Daha fazla beyaz eşya tavsiyesi, Buzdolabı Fiyatı, buzdolabı ölçüleri, buzdolabı sesi, buzdolabı tavsiyesi, Elektrikli ev aletleri, ev-eşyaları-özellikleri
oled tv
LCD – LED TV – PLAZMA TV – OLED TV

Tv tavsiyesi analizi için led tv, lcd tv, plazma tv  oled tv çeşitleri led tv seçimi ile televizyonlarda ekran çözünürlüğü,...

Kapat